PKK’nın gençlik yapılanması mensubu 13 şüpheli adliyeye sevk edildi

PKK’nın gençlik yapılanması mensubu 13 şüpheli adliyeye sevk edildi

AK Parti’nin Mersin’deki ilçe kongreleri 22 Şubat’ta başlıyor

AK Parti’nin Mersin’deki ilçe kongreleri 22 Şubat’ta başlıyor

Kıbrıs Gazileri 46 yıl sonra Bozyazı’da buluştu

Kıbrıs Gazileri 46 yıl sonra Bozyazı’da buluştu

Hal Kompleksi kreşinde hazırlıklar sürüyor

Hal Kompleksi kreşinde hazırlıklar sürüyor

Seyir halindeki araç alev alev yandı

Seyir halindeki araç alev alev yandı

“CHP’deki değişim devam edecek”
  • Ana Sayfa » Güncel
  • 22 Ağustos 2019 - 17:27:46
“CHP’deki değişim devam edecek”

HABER: Mihriban ERMİŞ Cumhuriyet Halk Partisi Akdeniz İlçe Örgünü Danışma Kurulu toplantısı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in katılımıyla gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan toplantıya, Seçer’in yanı sıra CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, CHP Mersin Milletvekilleri Alpay Antmen ve Cengiz Gökçel ve partililer katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan Seçer, 31 Mart’ta alınan başarının tesadüfen […]

HABER: Mihriban ERMİŞ

Cumhuriyet Halk Partisi Akdeniz İlçe Örgünü Danışma Kurulu toplantısı Mersin Büyükşehir Belediye Başkanı Vahap Seçer’in katılımıyla gerçekleştirildi. Kongre ve Sergi Sarayı’nda yapılan toplantıya, Seçer’in yanı sıra CHP Mersin İl Başkanı Adil Aktay, CHP Mersin Milletvekilleri Alpay Antmen ve Cengiz Gökçel ve partililer katıldı. Toplantıda açıklamalarda bulunan Seçer, 31 Mart’ta alınan başarının tesadüfen olmadığını yaklaşık 10 yıldır devam eden değişim rüzgarı sayesinde gerçekleştiğini söyledi. Merkez Akdeniz ilçesinin 31 Mart yerel seçimlerinde en zor seçim çalışmalarının yapıldığı bölgelerden biri olduğuna dikkat çeken Seçer, “Faklı etnik yapılar, farklı ekonomik gruplar, soysal yapılar, kültürel yapılar bir tarafta, yer ile yeksan mahalleler bugüne kadar hizmet alamamış, şu ya da bu sebeplerle hep öteki görülmüş topluluklar bir tarafta. Diğer taraftan ise Mersin’in ekonomisine can veren bacaların tüttüğü fabrikalarla donatılmış bir yer Akdeniz bölgesi. Elbette adaletli olacağız. Adalet, Konfüçyus’un da dediği gibi ‘kutup yıldızıdır.’ Diğer bütün her şey onun etrafında döner. Bizde adaleti savunacağız, eşitliği savunacağız ama hizmet konusunda pozitif ayrımcılık da yapacağız. Öncelik tanıyacağımız, ilçelerin başında Akdeniz ilçesi geliyor. Bizim için etnik kökeni, bölgesi, grubu, siyasi partisi, cinsiyeti gibi şeylerin hiçbir önemi yok” ifadelerini kullandı.

 

“KENDİ VATANDAŞIMIZIN DIŞINDA SURİYELİLER DE YOĞUN YAŞIYOR”

Akdeniz’de yaşayan toplumun herhangi bir sebepten dolayı ötekileştirildiğini söyleyen Seçer, “Dışlanmış bir etnik yapı, hep bu ülkenin tehdit unsuru görülmüş bir siyasi yapı diğer taraftan da yer ile yeksan olmuş aileler. Şu ya da bu şekilde doğduğu bölgelerden, doğduğu köylerden, doğduğu mahallelerden bu bölgelere güvenlik amacıyla, ekonomi amacıyla ya da daha iyi bir eğitim amacıyla bu bölgelere gelmiş insanların yaşadığı bir bölge. Diğer taraftan son seçim çalışmalarında gördüğüm manzaralar karşısında gerçekten dehşete düştüm. İlçemiz bu ülkenin yurttaşı olmayan ama komşuda ortaya çıkan yangınla nasibimize düşen, bu bölgelere göç etmiş Suriyeli misafirlerin yoğun olarak yaşadığı bir bölge haline gelmiş. Bunlar bizim açımızdan önemli. Bizler belediye başkanıyız. Elbette herkes açısından önemli ama bu yükü kaldıracak olan belediyeler ve başkanlarıdır. İşte böyle bir ilçemizin örgütünün danışma kurulu toplantısını gerçekleştiriyoruz. Diğerlerinden önemli” şeklinde konuştu.

 

“DEĞİŞİME AYAK UYDURMAZSAN BAŞARIDAN SÖZ EDİLEMEZ”

Birçok bölgede danışma kurulu toplantılarına katıldıklarını ve bütün partililerin alınan sonuçlardan son derece mutlu olduğunu kaydeden Seçer, “Eğer değerlendirmelerini gerçekçi yapıyorlarsa 31 Martta ortaya çıkan tablonun kolay bir başarı olmadığını bizlere gelecek için bir umut verdiğinin herkes farkında. Ama bir kesimde var ki, Allah selamet versin o kronik rahatsızlıkları devam ediyor. Hala bu seçim sonuçlarının farkında olmayan arkadaşlarımız var. Kafalarında hala, ‘senin delegen, benim delegem, sen il başkanı olacaksın, ben olacağım, senin çocuğun işe girdi, benim çocuğum girmedi’ gibi saçma düşünceler var. Türkiye değişiyor. Türkiye siyaseti değişiyor. Çünkü dünya değişiyor. Bütün bu değişen unsurların içerisinde eğer CHP değişmiyorsa başarıdan söz edilemez. Ben eminim ki 31 Martta elde edilen sonuçlar akşamda sabaha elde edilen sonuç değil. 2010 yılında genel başkanımız CHP’nin başına geçtiğinde, o tarihten buyana CHP’deki değişimlerin sonucudur 31 Mart. Bu değişim devam edecek. Bu değişim daha da tahkim ederek devam edecek” diye konuştu.

 

“BUNDAN BÖYLE CHP’DE HERKES AĞZINA GELENİ KONUŞAMAYACAK”

Artık parti içi gelişmelere kayıtsız kalınmaması gerektiğini dile getiren Seçer, “Olumlu gelişmelerde ödüller sahiplerine verilir, olumsuzlarda ise gerekli tedbirler alınır. Bunun temel sebebi bugün CHP’nin kurumsal olarak da o kurum içerisinde kurumu yöneten yetkililerin 31 Mart sonucunda elde ettiği özgüvendir. Bu bir psikolojik durumdur. Bundan sonra sanıyorum CHP’de herkes ağzına geleni konuşamayacak. Konuşmamalı da. Yani bundan sonra tahmin ediyorum ki, bir parti üyesi parti ahlakı dışında davranarak, kendi partilisini kamuoyu karşısında incitemeyecektir. Bunun için CHP tüzüğü içerisinde bu partiyi idare edenler başta sayın genel başkandan buradaki ilçe teşkilatına kadar gerekli tedbirler alınacaktır” dedi.

 

“HUKUKİ DAYANAĞI OLMAYAN BİR UYGULAMA YAPILDI”

Artık hata yapma lükslerinin olmadığını belirten Seçer, şunları söyledi: “Bizler klasik anlamda oturmuş demokrasilerde, hukuk devletlerinde 5 yılda bir yapılan seçilmiş belediye başkanları değiliz. Biz farklı bir misyon taşıyoruz. Memleketin çivisi çıkmış. Çivisi çıkan bu memlekette bu olağanüstü durumda belediye başkanlığı referansıyla Türkiye’nin geleceğini tayin eden siyasetçileriz. Bizler bunun bilincindeyiz. Umut ediyorum ki siz değerli arkadaşlarımız da en az bizim kadar bunun sorumluluğunu taşıyorsunuz. Bunun da bilinci içerisindesiniz.

Geçtiğimiz günlerde 3 belediye başkanı idari bir karar kisvesiyle hukuki bir dayanağı olmayan bir kararla görevden alındılar ve yerlerine kayyım atandı. Bunun bugünkü tartışmasına girmeyeceğim. Ben bir belediye başkanıyım. Türkiye’deki siyasi gelişmelerde değerlendirmeyi yapacak olan benim mensubu bulunduğum siyasi partinin yetkili organlarıdır. Az önce söyledim. Ağzı olan konuşmamalı. Her aklına gelen her şeyi her yerde kendi aklınca söylememeli. Türkiye son derece hassas bir süreç yaşıyor. İp üzerinde yürüyoruz. Ne konuştuğumuzu bilmek durumundayız. Ben bir belediye başkanı sıfatıyla böyle bir uygulamayı tenkit ettiğimi, böyle bir uygulamayı bir belediye başkanı olarak kabul etmediğimi belirtmek istiyorum.”

 

“DEMOKRASİYE YAPILAN SUİKAST”

Haksızlıklar karşısında susmayacaklarını da dile getiren Seçer, şu görüşleri savundu: “Bu, antidemokratik bir uygulamadır. Daha henüz 4,5 ay önce benim geçtiğim yoldan geçip yani Türkiye Cumhuriyeti yasalarına göre belediye başkanı adayı olma şartlarına haiz olan seçilmiş belediye başkanlarının 4-5 ay sonra masumiyet karinesi prensibi ki hukukun temel prensiplerindendir; bir köşeye atılarak idari bir kararla görevden alma kararını demokrasiye yapılmış bir suikast olarak değerlendiriyoruz. Elbette ki bu haksızlıklar karşısında susamayız ama bir uyarıda bulunmak isterim. İktidar mensupları zaman zaman iyi niyetli bir muhalefet anlayışı sergilemiyor. Bunu zaman zaman biz belediye yönetimlerinde de görüyoruz. Seçim öncesi de gördük. Akdeniz bölgesinde bunu derinlemesine yaşadık. Biz Halkların Demokratik Partisi seçmenin oylarını aldık. Yani Halkların Demokratik Partisi’ne yoğun bir şekilde destek veren Kürt kardeşlerimizin oylarını aldık. Etnikçilik yapmıyorum. Ben seçim öncesi çalışmalarda gittiğim bu mahallelerde elimi sıkarken uğradığı haksızlık sonucu duygusal çöküntüye uğramış yaşlı başlı insanların bana sarılıp ağladığını biliyorum. Ben Halkların Demokratik Partisi’nin ve Kürt kardeşlerimin oylarına talip olurken ki bu benim demokratik bir hakkım olurken beni terörle yan yana koyanları da lanetliyorum. Buradaki ince çizgiyi bilmek lazım. Herkes bekliyor. Cumhuriyet Halk Partisi en hassas noktada. Genel Başkan son derece akıllı davranıyor. Onun için diyorum aklımıza geleni konuşmayalım. Devlet gücüyle mücadele ediyorsunuz. Bu sebeple ben Büyükşehir Belediye Başkanınız olarak kendi yetki ve sorumluluk alanlarında bu konuyla ilgili tepkimi gösterirken elbette orada görevinden edilenler benim meslektaşlarımdır. Benim demokratik terbiyem ve refleksim gereği bu işe karşı durduğumu ifade edeceğim ama bundan sonraki teferruat Cumhuriyet Halk Partisi’nin genel merkezi ve yetkili organlarıdır.”

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz