Yürüyerek geldiği hastaneden kol değneği ile ayrıldı

Yürüyerek geldiği hastaneden kol değneği ile ayrıldı

Kariyer Merkezi’nden ‘Bordrolama’ eğitimi

Kariyer Merkezi’nden ‘Bordrolama’ eğitimi

Başkan Özyiğit’ten öğrencilere müjde

Başkan Özyiğit’ten öğrencilere müjde

Tarsus’ta trafik kazası: 2 yaralı

Tarsus’ta trafik kazası: 2 yaralı

Toroslar Belediyesi, ürettiği kent mobilyalarıyla ilçeyi güzelleştiriyor

Toroslar Belediyesi, ürettiği kent mobilyalarıyla ilçeyi güzelleştiriyor

“Ekonomik sıkıntılar psikolojik hastalıklara neden olabilir”
“Ekonomik sıkıntılar psikolojik hastalıklara neden olabilir”

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Mersin’de de birçok kişi ekonomik zorluklarla hatta işsizliklerle mücadele ediyor. Bu durum bazı insanların mutsuz olmasına, bazı insanların öfke patlamaları yaşamasına bazı insanların ise aile yaşantılarının bozulmasına neden oluyor. Ekonominin kötüye gidişinin insanda korku ve kaygıya neden olduğunu ve bu durumun psikolojik sorunlara neden olabileceğini söyleyen Psikolog İzzet Çelik ile ekonominin […]

Tüm Türkiye’de olduğu gibi Mersin’de de birçok kişi ekonomik zorluklarla hatta işsizliklerle mücadele ediyor. Bu durum bazı insanların mutsuz olmasına, bazı insanların öfke patlamaları yaşamasına bazı insanların ise aile yaşantılarının bozulmasına neden oluyor. Ekonominin kötüye gidişinin insanda korku ve kaygıya neden olduğunu ve bu durumun psikolojik sorunlara neden olabileceğini söyleyen Psikolog İzzet Çelik ile ekonominin psikolojiye etkisini konuştuk.

Röportaj: Güray Gürdal

Güray Gürdal: “Ekonominin psikolojiye etkisi var mıdır?”

İzzet Çelik: “Ekonomi de insan hayatında var olan her şey gibi insan psikolojisini etkileyen bir faktör, ekonominin iyiye gitmesi, durgunlaşması ya da bozulmaya başlaması mutlak suretle bizim hayatımıza ve davranışlarımıza yansıyor. Psikolojimizi de mutlaka etkiliyor.”

G.G: “Ekonominin insan üzerindeki olumlu etkileri nelerdir?”

İ.Ç: “Ekonomi iyiye gittiği dönemlerde insanlar gelecekle ilgili umutlu oluyorlar. Bu onlara mutluluk veriyor ve onların mutlulukla beraber risk almalarını da sağlıyor. Yani gelecekten olumlu bir beklentiye girdiklerinde hem iş yapabilme olanakları artıyor hem de yatırım yapabilme ve bu yatırımda geri dönüt bekledikleri için daha aktif daha cesur olmaları sağlanıyor.”

G.G: “Ekonominin insan üzerindeki olumsuz etkileri nelerdir?”

İ.Ç: “Ekonomi kötüye gittiği veya durgunlaştığı durumlarda ise insanlarda 2 tane şey gözlemlenebiliyor. Biri, ekonominin daha kötüye gidebileceği korkusu. Burada bir akıl yürütme var. ‘Ekonomi kötüye gidiyor, daha da kötüye gidecek’ gibi düşüncelere kapılabiliyorlar. Bu da insanların içe çekilmesine neden oluyor. Harcamalarını kısıtlamaya başlıyorlar, yatırımdan vazgeçme veya yatırımı hiç düşünmeme gerçekleşebiliyor. İkincisi ise ekonomik krizin nereye doğru gideceğini bilemedikleri için gelecekle ilgili bir belirsizlik hakim oluyor. Bu da hem kaygıyı hem depresif bir tutumu hem de korumaya yönelik davranışları tetikliyor. Korku ve kaygı insanların davranışlarını daha fazla etkilemeye başlıyor. Normalde biz, insanların kendi aklıyla hareket ettiklerini varsayarız ama böyle dönemlerde akıl bir nevi baypas ediliyor. Korkular ve kaygılar insan bedeni yönetmeye başlıyor.”

G.G: “Ekonomik zorluklar psikolojik hastalıklara neden olur mu?”

İ.Ç: “Biz insanlar, ekonomik varlıklarız. Bir ekonomik hayatın içerisinde yaşıyoruz. Hayatımızı idame ettirebilmek için para dediğimiz o kavrama ihtiyacımız var. Biz yeterince onu elde edemiyorsak, para kaynaklarına sahip değilsek bu anlamda istediklerimize ulaşamıyoruz. Gelecekle ilgili, sağlığımızla ilgili, ailemizle ilgili endişelerle karşı karşıya kalıyoruz. Mutsuz oluyoruz. Sosyal ortamlara girme konusunda sıkıntı yaşayabiliyoruz. Çünkü, orada harcanma ihtimali olan bir paranın kişin cebinde olmaması demek, o ortama girmek için büyük bir risk alması demek. Bu da insanların sosyal ortamlardan kaçmasına neden olabiliyor. Asosyalleşmiş bir insan yalnızlığa itilmiş bir insan, asosyalleşme ve yalnızlık beraberinde depresyonu getirme ihtimali olan iki durum. Çünkü, insanoğlu temas ihtiyacı olan bir varlık. Biz diğer insanlarla temas kurmak zorundayız. Onlara bir merhaba diyebilmek, onlarla oturmak ve konuşmak zorundayız. İnsanlarla olan temasımız azalmaya başladığında ise psikolojik problemlerin ortaya çıkma ihtimali her zaman yükseliyor.”

G.G: “Ekonomik etkiler aile yapısını nasıl etkiler?”

İ.Ç: “Mutsuzluk ve kaygı insanların akılcı düşünmelerini engelliyor. Realist düşünmelerini engelliyor. Bunun yerine duygularımızın ön planda olduğu bir hayat yaşamaya başlıyoruz. Bu da şu anlama geliyor, kriz nedeniyle öfke yaşayabiliriz, öfke patlamaları meydana gelebilir. Bu haliyle aileye yansır. Ya da bir içe çekilme yaşayabilir kişi, diyelim ki evin ekonomisini sağlayan kişi ekonominin kötüye gidişi nedeniyle kendi içine çekilmeye başlayıp, ailenin diğer bireylerinden uzak kalmaya başladığında bu ailedeki durumu mutlaka bozacaktır. Böyle durumlarda mutlaka ailede problem ortaya çıkar demek çok kötümser bir bakış açısı. Bu durumlara ailenin ne tepki vereceği önemli. Bazı aileler, belki çıkan bu problemi büyüterek, parçalanmaya doğru gidecek, bazı aileler de içlerinde yaşadıkları bu problem karşısında bir araya gelip, belki daha fazla kenetlenecek.”

G.G: “Ekonomik sorunlar sizin işlerinizi nasıl etkiliyor?”

İ.Ç: “Bizim işimiz insanların ekonomik zorluklar yaşadığı bir dönemde düşen bir iş aslında. Çünkü, insanların psikolojisi bozulsa bile bize gelebilmek için ekonomilerinin iyi olması lazım. İnsanlar benim görebildiğim kadarıyla şuan daha çok hayatlarını sürdürebilme ile ilgili para harcayabiliyorlar. Bizimki gibi toplumlarda bir psikologa gitmek ve bir psikolojik destek almak, devlet destekli olmayan bir sektör olduğu için insanlara ağır gelebiliyor.”

G.G: “İnsanlara bu durumdan kurtulabilmeleri için bir tavsiyeniz var mı?”

İ.Ç: “İnsanlar kendilerini bu durumdan kurtarmak için hareket halinde olmalılar. İşler, kötüye gidebilir, kişisel olarak ekonominiz kötüye gidebilir, eskiden girdiğin ortamlara girmekte sıkıntı yaşıyor olabilirsiniz, bununla beraber insan hayatı hep aynı olacak diye bir şey yok. Yeni sosyal ortamlar oluşturabilir bir kişi. Spor yapabilir, spor yapmak ücretsiz, yeni insanlarla tanışmak ücretsiz. Yeni ilişkiler kurmak ücretsiz. Tüm bu ücretsiz şeyler ile kendisini daha sağlıklı hale getirebilir. Kaygıdan korkudan umutsuzluktan arınmış bir birey haline geldikten sonra da kendi ekonomisini yeniden düzeltebilecek kadar zihinsel bir açıklığa ulaşabilir.”

G.G: “Bahar’ın gelmesi psikolojiye olumlu anlamda etki eder mi?”

İ.Ç: “Doğayı görmek, çiçekle karşı karşıya gelmek doğanın canlılığını fark etmek, haliyle insanların daha iyi daha huzurlu hissetmelerini sağlayan etkenlerden bir tanesi. Bununla beraber baharla birlikte bizim bedenimizde de bir canlanma gerçekleşiyor. Işığı daha fazla görmeyle alakalı bir şey olabilir. Bu dönem enerjimizin arttığı bir dönem. Enerji artmasıyla beraber aslında kendi hayatımıza daha fazla şey koyabileceğimiz bir güçte katıyor bize. Bu nedenle tam da zamanı aslında ekonomiye rağmen insanın kendi psikolojisini daha sağlıklı hale getirebilmesinin tam da zamanı diyebiliriz bahara.”

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz