Yürüyerek geldiği hastaneden kol değneği ile ayrıldı

Yürüyerek geldiği hastaneden kol değneği ile ayrıldı

Kariyer Merkezi’nden ‘Bordrolama’ eğitimi

Kariyer Merkezi’nden ‘Bordrolama’ eğitimi

Başkan Özyiğit’ten öğrencilere müjde

Başkan Özyiğit’ten öğrencilere müjde

Tarsus’ta trafik kazası: 2 yaralı

Tarsus’ta trafik kazası: 2 yaralı

Toroslar Belediyesi, ürettiği kent mobilyalarıyla ilçeyi güzelleştiriyor

Toroslar Belediyesi, ürettiği kent mobilyalarıyla ilçeyi güzelleştiriyor

“Tescillenmesi gerekiyor”
  • Ana Sayfa » Güncel
  • 24 Aralık 2019 - 15:33:20
“Tescillenmesi gerekiyor”

HABER: Güray GÜRDAL “O ZAMANLAR SOKAK LEZZETİYDİ” Çocukken tezgaha boyunun bile yetmediğini söyleyen Sofi, “Bulaşık yıkamak için ayaklarımızın altına sandık koyarlardı. 1975 yılına kadar biz baya bu işte yoğrulduk. En son 15 yaşındayken dedim ki; ‘bu böyle gitmeyecek.’  Ben o yaşımda çıtayı yükseltmek için kendi işimi yapmaya karar verdim. O zamanlar fındık lahmacun Tarsus’ta bir […]

HABER: Güray GÜRDAL

“O ZAMANLAR SOKAK LEZZETİYDİ”

Çocukken tezgaha boyunun bile yetmediğini söyleyen Sofi, “Bulaşık yıkamak için ayaklarımızın altına sandık koyarlardı. 1975 yılına kadar biz baya bu işte yoğrulduk. En son 15 yaşındayken dedim ki; ‘bu böyle gitmeyecek.’  Ben o yaşımda çıtayı yükseltmek için kendi işimi yapmaya karar verdim. O zamanlar fındık lahmacun Tarsus’ta bir sokak lezzetiydi. Sinemaların önüne konulan camekanlarda satılırdı. Bir noktada arkadaşımın bu işi yaptığını gördüm. İşini o kadar güzel yapıyordu ki hayran kaldım. Kulağıma, ‘Ben bu tezgahı satıyorum. Marketçilik yapacağım. Alır mısın?’ dedi. Belediyenin kaldırımında ufak tefek bir tezgahta işimize başladık. İşe başladığımızda sokakta insanları güzel lezzet sunabilmek için yarışa girdik. Tezgahımız o kadar küçüktü ki ufak bir rüzgarda iki kişi yıkılmasın diye tutardık” ifadelerini kullandı.

 

“EN İYİSİNİ YAPMAYA MECBURUZ”

Fındık lahmacunun en iyi lezzetini tutturmak çok deneme yaptığını bu süreçte de kilolarca kıyma ve etin döküldüğünü aktaran Sofi, “Madem ki Tarsus Fındık Lahmacun bu memlekette var. ‘Biz en iyisini yapmaya mecburuz’ dedik. O zamanlar gün içerisinde 100 müşteriden birisi dese ki; ‘lahmacunun güzel olmamış.’ O günkü bütün kıymayı dökerdim. Daha sonra bir yaptık olmadı. İki yaptık ortasını bulduk. Üç yaptık damak tadı güzel geldi. Dört yaptık aşkımız alevlendi. 5 yaptık işimize sevdalandık ve bugünlere kadar geldik” diye konuştu.

 

“AKLA İLK BİZ GELİRİZ”

Tarsus’ta Fındık Lahmacun denilince akla gelen ilk isim olduğunu kaydeden Sofi, “Güne malzemelerimizi alarak başlıyoruz. Önce manava günlük taze domateslerimizi, soğanımızı, kapya biberlerimizi, maydanozlarımızı, limonumuzu ve nanelerimizi alırız. Bunlar bizim vazgeçilmez günlük rutin işlerimizden biridir. Bunları aldıktan sonra kasabımızdan eti temin ederiz. Etimizin bir gün önceden dinlenmiş, yumuşak ve sinirlerden arınmış olması gerekir. Et hazırlandıktan sonra da harcını yapmak lazım. Harcını yaparken de özellikle eldiven kullanmıyorum. Neden kullanmıyorum? O etin elimle teması çok önemli. Kendi elimin sevgisini ve aşkını vermeden bu mesleği yapamam.”

 

“ÖZELLİĞİ İÇİNDEKİ ETİN VE HARCININ BOLLUĞUDUR”

Tarsus Fındık Lahmacun’un yapımından bahseden Sofi, fındık lahmacun dedikleri bardakaltı kadar büyüklükte olduğunu, ikincisinin ise kuşgözü dedikleri yani onun yarı hamurundan çıkan lahmacun olduğunu dile getirdi. Sofi, “Tarsus Fındık Lahmacun’un özelliği içindeki etin ve harcının bolluğudur. Fındık Lahmacun’un hamuru özeldir yani mayalı hamurdan yapılır. Diğer lahmacunlar ise mayasız hamurdan yapılır. Hamurumuzu yaptıktan sonra kesip yuvarlak oval bir şekilde güzelce açıyoruz. Sonra istediğimiz miktarda harcını içine koyuyoruz. Tavaya koyduğumuz lahmacunları odun fırınına atmadan önce ateşimizi çok iyi ayarlamamız gerekiyor. Çok alevli olursa lahmacun haşlama çıkar. Ardından tavayı fırına atarız ve pişmesini bekleriz. Fındık lahmacunu pişirdikten sonra asıl iş servisle devam ediyor. Serviste o kadar güzel vitaminlerimiz var ki aklınız durur. Salatamız, marulumuz, kırmızılâhanamız, havucumuz, domatesimiz, salatalığımız, maydanozumuz, nanemiz, limonumuz, süs biberimiz, biber, havuç ve salatalık turşularımızla masamız rengarenk görünüm alıyor” şeklinde konuştu.

 

“BU TAT TÜRKİYE’YE YAKIŞIYOR”

Bir porsiyonda 10 adet lahmacun yer aldığını aktaran Sofi, “Yani bir kişiyi rahatlıkla doyurabilir. İyi bir lahmacunu yediğinizde kendinizden geçmelisiniz. Hamuruyla, etiyle ve pişirmesiyle apayrı bir lezzet sunulması gerekiyor. Bir porsiyon Fındık Lahmacun yiyen bir insan en ufak bir rahatsızlık hissetmiyor.  Çünkü içine koymuş olduğumuz ve yapmış olduğumuz servislerde insan sağlığı açısından bir tane zararlı madde yok. Tabii bu işi yaparken de bazı püf noktalarımız var. Bu da meslek icabı bize kalsın. Gönül rahatlığıyla 7’den 70’e herkes fındık lahmacun yiyebilir. Türkiye’nin vazgeçilmezi olmasını istiyorum. Tüm Türkiye bu tadı tatsın. Bu tat Türkiye’ye yakışıyor. Her şeyden önce insanlar Tarsus’umuza geldiği zaman Sofioğlu Fındık Lahmacun yemeden gitmemesi gerekir. Gelsinler misafirimiz olsunlar. Yeter ki şu harika lezzeti tatsınlar” diye konuştu.

 

“TARSUS’A AİT OLDUĞU TESCİLLENSİN İSTİYORUM”

İnsanların Tarsus’a geleceği zaman ne yiyeceğim kaygısı yaşamayacağını vurgulayan Sofi, “Bütün Türkiye bu damak lezzetini aldıktan sonra her yerde Tarsus’tan bahsedecek. Büyüklerimizden temennimiz ise Fındık Lahmacun’un Tarsus’a ait olduğunu gösterir bir patent almaktır. Lahmacunu herkes yapar ama Tarsus Fındık Lahmacun, Tarsus’a ait tescillenmiş olması gerektiğini düşünüyorum” dedi.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz