PKK’nın gençlik yapılanması mensubu 13 şüpheli adliyeye sevk edildi

PKK’nın gençlik yapılanması mensubu 13 şüpheli adliyeye sevk edildi

AK Parti’nin Mersin’deki ilçe kongreleri 22 Şubat’ta başlıyor

AK Parti’nin Mersin’deki ilçe kongreleri 22 Şubat’ta başlıyor

Kıbrıs Gazileri 46 yıl sonra Bozyazı’da buluştu

Kıbrıs Gazileri 46 yıl sonra Bozyazı’da buluştu

Hal Kompleksi kreşinde hazırlıklar sürüyor

Hal Kompleksi kreşinde hazırlıklar sürüyor

Seyir halindeki araç alev alev yandı

Seyir halindeki araç alev alev yandı

YAĞMUR
YAĞMUR

Bu ara insanoğlunun ve tabiat ananın istediği şekilde yağmur yağıyor. Yağmurun hız ve fırtınalı şekilde değil de, daha sakin daha munis bir şekilde yağması adeta gönüllere akıyor. Çisil çisil çiseleyen yağmur, aheste bir halde damlalarını ağaçların yaprakları ve dalları ile buluştururken, o manzarayı seyretmek ruhların derinliğinde ne kadar güzel duygular uyandırıyor. Hafif yağan yağmuru seyretmek, […]

Bu ara insanoğlunun ve tabiat ananın istediği şekilde yağmur yağıyor. Yağmurun hız ve fırtınalı şekilde değil de, daha sakin daha munis bir şekilde yağması adeta gönüllere akıyor.
Çisil çisil çiseleyen yağmur, aheste bir halde damlalarını ağaçların yaprakları ve dalları ile buluştururken, o manzarayı seyretmek ruhların derinliğinde ne kadar güzel duygular uyandırıyor.

Hafif yağan yağmuru seyretmek, yağmurda ıslanmak gençler ve çocuklar için bir başkadır. Hele küçük çocuklar özellikle çıplak ayakları ile yağmurlu sularda dolaşmak isterler. Anneler ise onların hasta olacağı endişesi ile haklı olarak telaşlanırlar. Yağmurun zevkine varmak isteyen çocuklar apartmanların fazla olmadığı, genellikle küçük ve bahçeli evlerde oturanlar isterler ki hep yağmur suları ile haşir neşir olsunlar. Onlar mahalle bakkalından, ekmek sakız almaya giderken, evde botları ve çizmeleri olduğu halde gizlice plastik terliklerini giyerek yavaşça evden çıkıp kendilerini yağmurla buluştururlar. Çünkü yağmur istediği şekilde yağmış, yerine bir gelip bir giden güneşe bırakmıştır. Çok mutlu olarak, sokak aralarında giderlerken, özellikle kaldırım kenarlarına çarparak, sokağın yukarısından aşağıya doğru akan, adeta küçük bir dere hissini veren suların içine girerek ve acaba ayak parmaklarım sularla oynaşıyor mu düşüncesi ile gözleri terliklerinde, büyük bir zevkle yürürler. Hatta ve hatta anneleri, “ çabuk gel” diye tembihlemişse, ayaklarını suların akış yönünün tersine ileri geri hareket ettirerek, çevreye sıçrayan suları seyrederler. Seyredeler ama eve döndüklerinde, ayaklarını buz gibi, eşofmanları ıslanmış şekilde görerek çılgına dönen annelerinden de iyi bir azar işitirler. Her şeye rağmen o yağmur sularının akışı ve minik ayaklarını yalayarak geçmesinin verdiği haz onlar yeter de artar. Bazı geçler ise sakin yağan bir yağmurun altında teneffüslerde arkadaşları ile dolaşırken aldıkları tadı ömürleri boyunca unutmazlar.

Yağmur berekettir, bolluktur. Toprak ananın ve canlıların can damarıdır. Bu anlatımlar yağmurun ve yağışın insanları etkileyen şiirsel ve romantik yanıdır. Bir de devamlı hırçın ve sanki hızını hiç alamayacak şekilde yağarak atmosferde dünya ile buluşurken, şiirsel yanından sıyrılarak korkulu yana dönüşür. Korkulu olmasını da bir yana bırakırsak çevreyi ve insanları tehdit eder hale gelir. Televizyonlardan izlediğimiz, etraftan duyduğumuzda yağmur artık romantik halini bırakıp, sele dönüşerek hareketli bir hale geçmiştir. Bu hareketliliği fazlalaşıp, günlerce devam ederse çevreye zarar verebilir. Taşkınlara yol açarak can ve mal kaybına sebep olabilir. İşte bu duruma gelen yağmur, bütün cazibesini kaybederken, yerini bir an evvel azalması için yapılan dualar alır. Tabi ki yağmurun bu hırçınlığı uzun zaman almaz. Biz yine de zarar verebileceği endişesi taşırız. Böyle olmasına rağmen yağmur candır, canandır.

İnsanlar her halükarda yağmuru romantik ve şiirsel haliyle düşünür. Mevsimi gelince yağmadığı zaman özlenir ve beklenir.  Çünkü yağmur bolluk, bereket canlıların yaşamı için gereken doğa olayıdır.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz