PKK’nın gençlik yapılanması mensubu 13 şüpheli adliyeye sevk edildi

PKK’nın gençlik yapılanması mensubu 13 şüpheli adliyeye sevk edildi

AK Parti’nin Mersin’deki ilçe kongreleri 22 Şubat’ta başlıyor

AK Parti’nin Mersin’deki ilçe kongreleri 22 Şubat’ta başlıyor

Kıbrıs Gazileri 46 yıl sonra Bozyazı’da buluştu

Kıbrıs Gazileri 46 yıl sonra Bozyazı’da buluştu

Hal Kompleksi kreşinde hazırlıklar sürüyor

Hal Kompleksi kreşinde hazırlıklar sürüyor

Seyir halindeki araç alev alev yandı

Seyir halindeki araç alev alev yandı

“Yaşanan göç güce dönüştürülüyor”
  • Ana Sayfa » Güncel
  • 11 Eylül 2019 - 16:34:57
“Yaşanan göç güce dönüştürülüyor”

HABER: Güray GÜRDAL Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı personeline yönelik Sosyal Uyum Çalıştayı düzenledi. Bir otelde yapılan çalıştaya Mersin Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, Mersin İl Müftüsü Dr. Şaban Kondi, Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu, ve Mersin İl Göç İdaresi Müdürü Nalan Yetim ile Diyanet İşleri Bakanlığı […]

HABER: Güray GÜRDAL

Göç İdaresi Genel Müdürlüğü, Diyanet İşleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı personeline yönelik Sosyal Uyum Çalıştayı düzenledi. Bir otelde yapılan çalıştaya Mersin Vali Yardımcısı Süleyman Deniz, Mersin İl Müftüsü Dr. Şaban Kondi, Uyum ve İletişim Dairesi Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu, ve Mersin İl Göç İdaresi Müdürü Nalan Yetim ile Diyanet İşleri Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı personelleri katıldı.

“SURİYELİLERİN TERCİH ETTİKLERİ KENTLERDEN BİRİSİ MERSİN”

Çalıştayın açılış konuşmasını yapan İl Göç İdaresi Müdürü Nalan Yetim, Türkiye’nin 2011 yılından itibaren Suriyelileri kucakladığını ve iç savaş mağdurlarının korunmasında tarihsel bir misyon üstlendiğini söyleyerek, “Türkiye dünyadaki en büyük sığınmacı nüfusuna ev sahipliği yapmaktadır ve Suriyelilerin tercih ettikleri kentlerden birisi de Mersin’dir. Mersin farklı dil, din ve kültüre sahip her kesimden insanın bir arada kardeşçe ve huzur içinde yaşadığı bir hoşgörü kentidir. Göçle doğan ve göçle büyüyen bir kent olarak Mersin göç hareketlerini ekonomik, kültürel ve sosyal açılardan katma değere dönüştürmeyi başarabilmiştir. Bu çerçevede ilimizde ekonomik açıdan kalkınmayı destekleyen, kamu düzenini ve güvenliğini koruma perspektifi taşıyan ve göçmenlerin insan haklarını korumayı amaçlayan etkili bir göç yönetimi gerçekleştirebilmek için gayret sarf ediyoruz” dedi.

 

“YAŞANAN GÖÇ GÜCE DÖNÜŞÜYOR”

Türkiye’nin ürettiği göç politikasıyla göçmenlerin uyumu yönünde emin ve kararlı adımlar atıldığını ve yaşanan göçü güce dönüştürmeyi başardığını dile getiren Yetim, “Yine gerek ülkemiz bireyleri gerekse Suriyeli göçmenler tarafından ortak benzerlik alanı olarak dinimiz ve maneviyat, her iki topluluğu kaynaştırma, ortak aidiyette birleştirme konusunda öne çıkmaktadır. Öğretmenlerimizin ve din görevlilerimizin bu yönde yaptığı ve yapacağı çabalar ülkemizde uyumun gelişmesinde önemli adımlar olacaktır. Bu çabalar dinamik bir kapsamda ve çok boyutlu olarak sürdürülmektedir. Dileğimiz ve isteğimiz birlikte yaşamanın, karşılıklı saygının ve anlayışın tüm dünyada egemen olmasıdır” ifadelerini kullandı.

 

“JEOPOLİTİK KONUM GEREĞİ GÖÇÜN MERKEZİ”

Türkiye’nin jeopolitik konum gereği Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslar’dan gelip göçen insanların sığınağı haline geldiğini kaydeden İl Müftüsü Dr. Şaban Kondi ise, “Hayatımızı belirleyen iki etken var, Kur’an ve sünnet. Peygamber efendimizin bir hadisinde  ‘Bir İslam ülkesinde mazlumun dini de ırkı da olmaz. Kim bir İslam ülkesinde gayrimüslime eziyet ederse, bana eziyet etmiştir. Bana eziyet eden de Allah’a eziyet etmiştir’ der. İspanya’da canlı canlı Yahudiler yakılırken ülkemizin kapılarını açarak misafir ettiğimiz oldu. Merhamet içgüdüsünü prensip edinen milletin dünya milletine örnekler sundu. Başta Cumhurbaşkanımız olmak üzere bu konuda gösterdiklerini gayreti, mağdur ve mazlumun yardımına koşmalarından dolayı gayret eden herkese yardım etsin. Birliğimizi kardeşliğimizin bozulmamasını temenni ediyorum” şeklinde konuştu.

 

“EKONOMİK VE SİYASİ İSTİKRAR CAZİBELİ HALE GETİRİYOR”

Sunulan hizmetlerle ilgili bilgi veren Göç İdaresi Genel Müdürlüğü Uyum ve İletişim Daire Başkanı Dr. Aydın Keskin Kadıoğlu da şunları söyledi: “Türkiye’nin içinde bulunmuş olduğu siyasi istikrar ve ekonomik faaliyetleri sebebiyle cazibe merkezi halinde. Bu sebeple de eğitim, çalışma ve başka sebeplerde 975 bin insan ülkemize göç ediyor. Göç idaresi genel müdürlüğünün bulunduğu ilk yıllarda geçici koruma işlemleri kayıt işlemleri düzensiz göçle mücadele alanlarında yoğun bir şekilde çalıştık. Ancak bulunduğumuz noktada ikinci aşama dediğimiz meşaketli olan uyum aşamasındayız tabi ki bu uyum dediğimiz sabahtan akşama olabilecek olay değil. Bunun için sabır ve akıl gerekiyor. Göçü vicdanla politikalarla yönettiğimiz gibi sabır ve akılla da yönetmemiz gerekiyor. Bu yüzdenden de uyum konusunda sabıra ikinci aşama diyoruz. Türkiye göç politikasında özellikle yurt politikalarında neler yaptığıyla ilgili söylemlerle karşı karşıya biz ne yaptığımızı çok iyi biliyoruz. Bununla ilgili uyum strateji belgesi ve ulusal eylem planı 2018-2023 yıllarını kapsayan çok önemli bir adım attık. Bu strateji belgemizde tüm kamu kuruluşlarımızın ne gibi faaliyetler yaptığını takip ediyoruz. Hepimiz koordinasyon halindeyiz tabi bunun izleme ve değerlendirmesi kanunumuzun vermiş olduğu göç idaresi genel müdürlüğü olarak bugün de iletişim daire başkanlığı olarak yapıyoruz.”

 

 

“TÜRKİYE’NİN DE BİR TAKIM TALEPLERİ VAR”

Uyumun karşılıklı ilgisinin bir gereği olarak da göçmenlerin farklılığı konusunda da Türkiye’nin birtakım talepleri olduğunu anlatan Kadıoğlu, “Uyum buluşmaları adını verdiğimiz tüm kamu kuruluşlarıyla beraber Suriyelilerin hak ve hükümlülüklerini anlattıklarımız toplantılarımız vardır. Bu iki toplumun Türk toplumuyla Suriyeli kanaat önderlerinin bir araya geldiği odak grup görüşmesi dediğimiz her türlü psikolojik sosyolojik olarak karşılaştığımız ülkeler olarak da birlikte yaşamanın altını çizdiğimiz bir çalışma yapıyoruz. Altıncısını geçen hafta Bursa’da yaptığımız faaliyetlerimize devam edeceğiz şu an burada da yapmış olduğumuz ilahiyat personeliyle ilgili öğretmenlerimizle birlikte hocalarımızın bize toplumda yön veren oldukları için göç ve göçmenler konusunda bazı noktalarda duygularımızla bazı noktalarda çok önem taşıyor. Bununla beraber göç güvenlik konusunda yedi bölgede üst düzey toplantılarımız olduğu gibi sivil toplum kuruluşlarımızla ilgili de 7 bölgede toplantılarımız olacak. Ve yine göçle alakalı öğretmenler akademiyseler, öğrenciler ve yerel basınla ilgili çalışmalarımız olacak” dedi.

 

“SURİYELİLERİN MAAŞ ALMIYOR”

Suriyelerin maaş aldığı, Suriyelilerin oy kullandığı gibi söylenen yanlışlar olduğunu vurgulayan Kadıoğlu, “Birtakım gerçek dışı olmayan bilgilerle karşı karşıyayız. Bizler de bunları anlattıklarımızla ve dağıttığımız broşürlerle ve kamu spotu yaparak herkesi bilgilendirmeye çalışıyoruz. Bu bilgileri sizler de yakın çevrenize anlatırsanız emin olun ki bizlere çok büyük bir katkı ve ülkemize çok büyük bir değer vermiş olursunuz. Tabi Türkiye’mizde farklı milletlerden insanlar yaşıyor. Bunlarından toplamına baktığımız zaman az önceki veriler haricinde 5 milyon olduğunu söyleyebiliriz. Tabi her birinin kendi ülkesini geride bırakarak farklı beklenti ve hayalleri var. Her insanın bu beklentilerini karşılamak elbette kolay değil. Uyum konusunda çok özel ve titiz olduğumuzu sayın cumhurbaşkanımız, içişleri bakanımız ve genel müdürlüğümüz boyutunda çok hassas çalıştığımızı bildirmek istiyoruz. Her insan bir göç her göç bir insandır diyoruz. Çünkü her göçün bir hikayesi var.

Göçün bin türlü derdi var. En hafifi ölüm diyoruz. Uyumu en önemli etkeni genelde Suriyeliler diyoruz ama genellikle uyum noktasında sizlere ve bizlere düşen en önemli görev kendi insanımız. Sizlerin vermiş olduğu eğitim, bilgilerler alakalı Suriye toplumundaki insanların birlikte yaşam noktasında çok farklı katkılarımız olabilir.

Bu yüzden terör örgütlerine karşı ve suç odaklarına karşı eğitime önem verdiğimizi ve cehalete düşman olunması gerektiğinizi en iyi sizler bildiğiniz gibi göç ve göçmenler konusunda da sizlerin desteğine ihtiyacımız var. Göçe bakarken uyum konularına bakarken sosyal konulara da çok karşılaşıyoruz. Kendi ülkemizdeki tüm sivil toplum kuruluşlarından hangi düşüncede olursa olsun vicdan meselsi olarak göçe bakarsak uyum konusundan çok büyük adımlar atarsak ülkemizin birliğine ve beraberliğine çok büyük katkılar sağlayacağız çünkü bu yaşadığımız süreç bir imtihan” ifadelerini kullandı.

 

“İNSANLARIN DUASINI ALMAK İÇİN MÜCADELE EDİYORUZ”

Suriyeliler’in genel ahlak kuralları ve toplum yaşam kuralları olarak Türkiye’den farklı bir bakış açısında olduklarını aktaran Kadıoğlu, “Hocalarımız camilerde bize nasihat etiği zaman hepimiz kafamızı eğiyoruz ama sokakta yürüdüğümüz zaman kafamızı öne eğemiyoruz. Bu yüzden bazı insanlara telkinlerde bulunurken destek vermezini çok önemle rica ediyoruz. Yaklaşık 120 gündür sahalardayız ev yeterli ve toplantılarla toplumun nabzını ölçüyoruz.  Bir oda ve yer yatağı var temel ihtiyaçlar var. 6 çocuğu var bir kadın 6’sı kız, beşi kafadan özürlü bir tanesi de engelli. Onu gördükten sonra biz göç idaresinde idareci olduğumuz için hamd olsun dedik. O insanları gördükten sonra bizim ülkemizin hiç bir insanı hangi düşünceye sahip olursa olsun o görüntüyü gördükten sonra elinden gelen her şeyi yapmayı ister. Biz öyle insanların ahını almak için değil dualarını almak için mücadele etmemiz gerektiğinin bilincindeyiz” diye konuştu.

  • Etiketler
  • Yorumla
Üye Girişi
  • Kullanıcı Adınız
  • Şifreniz